Konferans 2000-2009 yılları
Permanent URI for this collection
Browse
Browsing Konferans 2000-2009 yılları by Language "tur"
Now showing 1 - 15 of 15
Results Per Page
Sort Options
Item Bazı sarımsak genotiplerinin (Allium sativum L.) vemutantların RAPD belirleyiciler İle tanımlanması(2006) Beşirli, Gülay; Göçmen, Münevver; Yanmaz, Ruhsar; Kantoğlu, K. Yaprak; TAEK-SANAEMSarımsak (Allium sativum L.) vegetatif çoğaltılan bir sebze türü olmakla beraber, sarımsak tipleri arasında baş ve diş yapısı, diş sayısı, ağırlığı ve rengi ile yaprak özellikleri bakımından önemli farklılıklar vardır. Bu farklılığın doğada oluşan mutasyonlar sonucunda meydana geldiği düşünülmektedir. Bu noktadan hateketle, araştırmacılar sarımsakta değişik mutagenlerden yararlanılarak varyasyon yaratılabileceği fikrini geliştirmişlerdir. Bu çalışmada, varyasyon yaratmak amacıyla Kobalt 60 gama kaynağı kullanılmıştır. Çalışmanın değişik aşamaları Yalova, Ankara ve Antalya’da yürütülmüştür. Işın kaynağının 0, 20, 40 ve 60 Gy dozları kullanılmıştır. Mutasyon varlığının belirlenmesinin yanında bazı sarımsak genotiplerinin tanımlanmasında RAPD belirleyicilerinin kullanılma olanakları araştırılmıştır. Çalışma sonucunda, gama ışın kaynağının sarımsakta genetik değişim yaratmak amacıyla kullanılabileceği ortaya konulmuştur.Item Dijital radyografi(TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası, 2003-10-09) Ekinci, Şinasi; Bingöldağ, Murat; Aksu, Mehmet; TAEK-ÇNAEMBilgisayar destekli sistemlerdeki gelişmeler tahribatsız test tekniklerinden biri olan radyografi tekniğinde de önemli gelişmelere neden olmuş ve dijital radyografiye geçilmiştir. Özellikle son 20 yılda radyoskopi ve bilgisayarlı tomografi yaygın bir şekilde kullanılmaya başlamış, son yıllarda ise düzlemsel dedektörler yardımıyla gerçekleştirilen anında görüntüleme (real-time) tekniği ön plana çıkmıştır. Dijital radyogarfi bir malzemenin radyografik görüntüsünün doğrudan bilgisayar ortamına aktarılıp değerlendirildiği veya film veya görüntüleme plakalarından bilgisayar ortamına aktarılarak görüntü işleme tekniklerinin uygulandığı bir radyografik test yöntemidir. Dijital radyografi anında görüntüleme ve sonradan görüntüleme olmak üzere iki şekilde uygulanmaktadır. Anında görüntüleme tekniğine genelde radyoskopi denmektedir. Sonradan görüntülemede ise, görüntü önce bir film veya görüntüleme plakası gibi bir görüntü taşıyıcı ortamına kaydedilmekte ve sonra tarama yoluyla bilgisayar ortamına aktarılarak değerlendirme yapılmaktadır. Bu makalede çeşitli dijital radyografi yöntemleri tanıtılmış ve pratik uygulamalardan örnekler sunulmuştur.Item Düşük enerjili (< 50 MeV) siklotron tipi bir hızlandırıcı ile (55)Co, (57)Co, (60)Cu, (61)Cu, (64)Cu ve (67)Cu radyoizotoplarının üretilebilirliği ve potansiyel uygulama alanları(Türk Fizik Derneği, 2004-09-14) Vural, Mustafa; Turhan, Şeref; Karadağ, Mustafa; Türk Çakır, İlkay; Demircioğlu, Bengü; Parmaksız, Aydın; Yücel, Haluk; TAEK-ANAEMBu çalışmada, ANAEM’de kurulması düşünülen siklotron tipi bir hızlandırıcı (Ep= 15 MeV-30 MeV, I(p)= 350 µA; E(d)= 9 MeV-15 MeV, I(d)= 30 µA) ile (55)Co (t(1/2) = 17.6 h, I(β)+= % 70), (60)Cu (t(1/2)= 23,7 min, I(β)+= % 93), (61)Cu (t(1/2)= 3,32 h, I(β)+= % 60), (64)Cu (t(1/2)=12,7 h, I(β)+= % 19), (67)Cu (t(1/2)=61,9 h, I(β)= % 100) ve (57)Co (t(1/2)=271,3 d) radyoizotopların üretim aktiviteleri ve verimleri farklı tepkimeler göz önüne alınarak hesaplanmış ve bulunan sonuçlar karşılaştırılmıştır.Item Elektron hızlandırıcılarının depolanan tahıllardaki böceklenmenin önlenmesine yönelik kullanımı(Erciyes Üniversitesi, 2003-10) Güçlü, H. K.; Turhan, Şeref; Aydaş, Canan; Erel, Yakup; Zengin, Tülin; Ocak, Sema; TAEK-ANAEMBugün dünyada tahıl ve ürünlerinin büyük bir kısmı böceklenmeye(haşerelenmeye) maruz kalmaktadır. Böceklenmeye karşı verilen büyük mücadeleye rağmen depolanan ürünlerde yıllık %10’a varan kayıplar (sıcak bölgelerde daha fazla) söz konusudur. Bu kayıbı önlemek için konvansiyonel yöntemler olarak da bilinen fumigasyon ve ilaçlama işlemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde Toprak Mahsulleri Ofisine ait 13 merkezdeki silolarda 2002 yılında, yaklaşık 4,1 milyon ton hububat (buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır, çeltik, haşhaş, pirinç) depolanmış ve böceklenmeden(haşerelenmeden) meydana gelen ürün kayıplarını en aza indirmek amacıyla da 30.067 kg fumigant tüketilmiştir. Bu amaca yönelik olarak konvansiyonel yöntemlere alternatif olan iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ülkemizde henüz ticari ölçekte kullanılmamaktadır. Bu çalışmada, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak hızlandırılmış elektronların (- radyasyon) ve X- ışınlarının elde edildiği elektron hızlandırıcılarının depolanmış ürünlerdeki böceklenmenin kontrolü için kullanılabilirliği, verimi, ekonomisi ve ilgili teknik parametreleri değerlendirilmiştir. Ayrıca elektron hızlandırıcıları konvansiyonel yöntemler ve radyoizotop gama kaynakları ile karşılaştırılmıştır.Item Elektron hızlandırıcılarının gıda ışınlanması için değerlendirilmesi(Gıda Teknolojisi Derneği Yayınları, 2002-05-22) Turhan, Şeref; Karabacak, Hülya; Erel, Yakup; Ocak, Sema; Ünal, Suat; Zengin, Tülin; TAEK-ANAEMGıda ışınlanmasında iyonlaştırıcı radyasyon (gama, X-ışını, beta) kırmızı ve beyaz etlerin bozulmasını önlemek için mikro-organizmaların öldürülmesi; soğan, patates vb. gıdaların filizlenmesinin önlemesi; sebze ve meyvelerin tazeliğinin uzun süre korunması; hububatlardaki böcek, vb. haşerelerin öldürülmesi gibi alanlarda uzun süre kullanılmaktadır. Gelişmiş ülkelerde gıdaların korunması amacı ile kullanılan kimyasal yöntemlere alternatif olan iyonlaştırıcı radyasyon ile ışınlama teknolojisi gittikçe yaygınlaşmaktadır. Türkiye’de ise henüz bu teknoloji çok fazla bilinmemekte ve kullanılmamaktadır. Bu amaç için sadece Co-60 kaynağının kullanıldığı iki ticarî ışınlama tesisi, birisi özel sektör olmak üzere, mevcuttur. Avrupa Birliğine girme sürecinde olan Türkiye’de gelecek yıllarda ihraç edilen gıdaların ışınlanması gerekebilecektir. Ayrıca ithal edilen gıdaların ışınlanıp ışınlanmadığının belirlenmesi ile ilgili çalışmalar önem kazanacaktır. Bu çalışmada, gıda ışınlanmasında elektron hızlandırıcıları hem X-ışını açısından hem de hızlandırılmış elektronlar (β radyasyonu) açısından değerlendirilmiş ve ilgili parametreler tartışılmıştır. Ayrıca elektron hızlandırıcıları ile diğer radyasyon kaynakları (Co-60 ve Cs-137 gama kaynakları) karşılaştırılmıştır.Item İstanbul atmosferinde toksik ve eser elementlerin EDXRF kullanılarak kontrolu(Türk Deniz Araştırmaları Vakfı, 2000-11-11) Başsarı, Asiye; Alp, Kadir; Çitil, Ercan; Yüksel, Ebubekir; Yılmaz, Necati; Akyüz, Tanıl; TAEK-ÇNAEMBu çalışmada, Bayrampaşa Sarıdökümcüler Sitesi, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü bilet gişeleri, Durusu Park evleri ve İstanbul Teknik Üniversitesi Kampüs alanından toplanan hava filtre örnekleri, analiz edilmiştir. Ocak – Mart 1997 tarihleri arasında bayrampaşa sarıdökümcüler sitesi civarında üç istasyonda 98 adet filtre örneği tolanmıştır. Ca, Fe, Cu, Zn, Pb ve Br elementlerinin miktarları enerji dağılımlı x-ışını floresans analiz tekniği kullanılarak yapılmıştır. Üç istasyonda toplanan örneklerde, Cu, Zn ve Pb miktarlarında önemli farklılıklar gözlenmiştir. Br/Pb oranı 0,25 olarak bulunmuştur. The aim of this study was to determine experimentally the analysis of thin layer for a set of atmospheric aerosol samples collected Bayrampaşa Bronze Casting Area, Fatih Sultan Mehmet Bridge, Durusu Park Houses and İstanbul Technical University Campus Area . The samples were collected between from January to March in 1997 by means of high volume sampler. 98 samples were collected in tree sampling stations in Bayrampaşa District . The concentrations of Ca, Fe, Cu, Zn, Pb and Br were analyzed by energy dispersive X-ray fluorescence spectrometry (EDXRF). Differences were observed for Cu, Zn and Pb between the tree stations. The ratios for Br/Pb of the concentrations were found 0,25.Item İstanbul Boğazı’ndan toplanan mytilus galloprovincialis örneklerinde eser ve toksik element düzeyleri(Türk Deniz Araştırmaları Vakfı, 2000-11-11) Başsarı, Asiye; Türkmen, Gülhan; Akyüz, Tanıl; TAEK-ÇNAEMMytilus galloprovincialis, bulunduðu çevredeki kirleticileri bünyesinde biriktirebilen ve çabucak değişiklere adapte olabilen bir organizma olması açısından iyi bir biyolojik indikatördür. İstanbul Boğazında, Eylül 1995-Haziran 1997 tarihleri arasında her ay toplanan midye örnekleri, eser ve toksik elementler ( Pb, Cu, Ni, Zn, Sr, Br, Fe ve Ca) açısından incelenmiştir. Enerji Dağılımlı X-ışını Floresans Analiz Spektrometresi (EDXRF) kullanılarak yapılan ölçümlerde, kurşun elementinin miktarında hafif bir düşüş gözlenirken, çinko ve bakır elementlerinin miktarları ise biraz artmıştır.Item İyonlaştırıcı radyasyonun mikroorganizmalar üzerine etkisi(TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, 2007-11) Yücel, Pelin K.; Aylangan, Ayça; Halkman, Hilal B. D.; TAEK-SANAEMRadyasyon proseslerinin gıda endüstrisinde başta baharat olmak üzere çeşitli gıdalardaki mikroorganizmaların inaktivasyonunda çok geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Bu uygulamaların en geniş çapta kullanılanı ise, ışınlama prosesidir. Işınlama gıda endüstrisinde sterilizasyon amaçlı değil, genellikle mikroorganizma yükünü indirgeyici amaçlı olarak kullanılır ve bu kullanıma bağlı olarak "soğuk pastörizasyon" olarak da adlandırılır. Gram negatif bakteriler ve özellikle Salmonella ve Shigella gibi enterik türleri içeren patojenler Gram pozitif bakterilerin vejetatif formlarına göre ışınlamaya karşı genel olarak daha duyarlıdır. Bakterilerin vejetatif formları ile spor formları karşılaştırıldığında spor formlarının radyasyona daha dirençli olduğu görülmektedir. Bunun başlıca nedenleri ise, sporların su konsantrasyonlarının (% 10) vejetatif hücrelere (% 70) göre düşük olması, spordaki DNA'nın radyasyona daha dirençli olması ve sporun yapısındaki dipikolinik asit gibi bazı kimyasal bileşiklerin radyasyona direnç sağlamasıdır. Germinasyon süresince su içeriği artan sporlu bakterilerin radyasyon dirençliliği azalır. Birçok küfün radyasyona karşı direnci bakterilerin vejetatif formlarına benzemekte olup, sadece koyu renkli hifleri olan küflerin dirençliliği bakteriyel sporlar kadar yüksek olabilmektedir. Gıda endüstrisinde ışınlama prosesi ile gıdaların raf ömrü uzatılır ve gıdanın mikrobiyolojik güvenilirliği geliştirilir ve buna bağlı olarak çeşitli inhibitörlerin (katkı maddeleri, fumigantlar vb.) kullanımı azaltılır.Item Kavunda (cucumis melo l.) somatik embriyogenesis yoluyla bitki eldesi(Hasat Yayıncılık, 2003) Kantoğlu, K. Yaprak; Yanmaz, Ruhsar; TAEK-ANTHAMBu araştırmada, somatik embriyo ve kallus oluşumu üzerine Kuşçular, Yuva ve Kırkağaç kavun çeşitlerine ait in vitro bitkilerden alınan değişik bitki parçalarının (hipokotil, kotiledon), oksin-sitokinin (2,4 D, NAA-Kinetin) dengesinin ve farklı kuvvetteki MS besin ortamlarının etkileri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda kallus üretimi ve somatik embriyo oluşumu üzerine bitkinin genotipinin, kullanılan bitki parçası tipinin, besin ortamı bileşimi ve ortamdaki oksin-sitokinin dengesinin etkili olduğu saptanmıştır. Kallus kültürleri yoluyla elde edilen somatik embriyoların%93'ü kotiledon, %7'i ise hipokotil parçalarından oluşmuştur. Çeşitlere göre değişmekle birlikte en fazla embriyo oluşumu 1/2 kuvvetli 0,5 mg/l 2,4 D ve 0,5 mg/l kinetin içeren MS besin ortamında %78,3'le Kuşçular kavununda sağlanmıştır. Bu çeşidi %18,6 ile Yuva, %3,1 ile Kırkağaç çeşitleri izlemiştir.Item Nikel esaslı kaynak dikişlerinin ultrasonik yöntemle test edilebilirliği(TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası, 2001-10-19) Ekinci, Şinasi; TAEK-ÇNAEMYüksek ısıya dayanımlı olan nikel esaslı alaşımlardan yapılmış kaynak dikişlerinin ultrasonik testinde karşılaşılan en önemli sorun, kaynak metalinin tane yapısından ve bununla bağlantılı olarak tanelerin kristalografik yönlenmesindeki değişimlerden ileri gelmektedir. Kaynak metalinin katılaşması sırasında oluşan dallanmış kristaller, iri taneler ve anizotropi, ultrasonik dalgaların saçılmasına ve yön değiştirmesine neden olmaktadır. Bu da, hataların dedekte edilebilmesini, hata belirtilerinin metalurjik yapı belirtilerinden ayırt edilebilmesini ve hata yerlerinin doğru olarak belirlenmesini zorlaştırmaktadır. Ayrıca, nikel ve krom elementlerinin yüksek soğurma etkisi, ultrasonik dalgaları büyük oranda zayıflatmaktadır. Bu çalışmada, nükleer güç reaktörlerinde kullanılan ve yüksek sıcaklık dayanımı özelliğine sahip Nimonic 86 ve Inconel 617 nikel esaslı malzemeden yapılmış kaynak dikişlerinin ultrasonik yöntemle test edilebilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, kaynak metali içine farklı derinliklerde açılan silindirik delik ve yüzeye açılan çentik tipindeki yapay hataların dedekte edilebilirlikleri, tek ve çift kristalli boyuna dalga açılı problarla ölçülmüştür. Dedekte edilebilirliğin ölçüsü olarak yapay reflektörlerden tespit edilen sinyal/gürültü oranları kaydedilmiştir. Elde edilen bulgular hata konumuna ve test frekansına göre değerlendirilmiştir.Item Sera Demre 8 biber çeşidinde mutasyon ıslahına yönelik olarak etkili mutasyon dozunun belirlenmesi(Hasat Yayıncılık, 2003) Tepe, Akın; Kantoğlu, K. Yaprak; Kunter, Burak; Peşkircioğlu, Hayrettin; Ekiz, Hüsnü; TAEK-ANTHAMMutasyon ıslahı çalışmalarına temel oluşturmak üzere yürütülen bu çalışmada, fiziksel mutagen olarak biber tohumlarına Co60 kaynağı ile 0, 50, 100, 150, 200, 250, 300, 350 ve 400 Gy dozlarında ışınlama yapılmıştır. Işınlama sonrası 60. günde, her doz için ekilen 60 adet tohumda farklı ışın dozlarının çimlenme ve sürgün gelişimleri üzerine olan etkileri incelenerek "Etkili Mutasyon Dozu" (ED50) lineer regresyon analiziyle hesaplanmıştır. Buna göre 166 Gy’lik doz etkili mutasyon dozu olarak belirlenmiştir.Item TAEK-Sağel mutant nohut çeşidinin verim, kalite özellikleri ve moleküler tanımlaması(VIII. Tarla Bitkileri Kongresi, 2008) Sağel, Zafer; Tutluer, İhsan; Peşkircioğlu, Hayrettin; Kantoğlu, K. Yaprak; Tümbilen, Yeliz; Kunter, Burak; Özçoban, Mustafa; TAEK-SANAEM1994 tarihinde TAEK-SANAEM’de başlatılan nohut mutasyon ıslahı projesi ile; adaptasyon kabiliyeti yüksek, nadas alanlarının azaltılmasına katkıda bulunabilecek, soğuğa ve kurağa dayanıklı, makineli hasada uygun, verimi ve protein oranı yüksek, iri taneli, hastalıklara özellikle antraknoza ve zararlılara dayanıklı, kaliteli mutant nohut çeşitlerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu proje sonucunda geliştirilen ve 2006 yılında tescil ettirilen TAEK-SAĞEL mutant nohut çeşidinin, farklı lokasyonlarından elde edilen verim, morfolojik ve kalite özellikleri belirlenmiştir. Bunun yanı sıra TAEK-SAĞEL mutant çeşidi ile birlikte üretimde kullanılan Sarı 98, Küsmen, Canıtez, ILC 482, Gökçe, Dwelly, Eser 87, Akçin, Er 99, Uzunlu 99, Kırmızı nohut çeşitleri, Sağel 88, Ak 71114 ve Gökçe’den geliştirilen M4 aşamasındaki 2 mutant hattın moleküler ayrımı için PCR bazlı SSR işaretleyicileri kullanılarak bunlar arasındaki farklılık ve akrabalık seviyesi saptanmıştır.Item Tunceli sarımsağını (allium tuncelianum (kollman) ozhatay, matthew, siraneci) kültüre alma çalışmaları(2006) Yanmaz, Ruhsar; Beşirli, Gülay; Uzun, Yekbun; Yazar, Ezgi; Kantoğlu, K. Yaprak; Alper, Aslı; Ermiş, Sıtkı; 6206; TAEK-ANTHAMAraştırma ülkemizin endemik bir türü olan Tunceli sarımsağı’nı kültüre almak, uygulanabilir çoğaltım tekniği ve yetiştirme koşullarını belirlemek amacıyla 2003-2006 yılları arasında Ankara, Tunceli ile Yalova koşullarında yürütülmüştür. Çalışma, 3 farklı lokasyonda tek başlı ve tohum verebilme özelliğinde olan sarımsağın tohum, baş ve dişle üretim olanakları ve bitkinin doku kültürü ile çoğaltma çalışmalarını kapsamaktadır. Bildiride yukarıda belirtilen çalışmalar sonucunda elde edilen bulgular ortaya konulmuş ve tartışılmıştır.Item Ultrasonik kullanarak sinterlenmiş metal malzemelerin karakterizasyonu(TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası, 2003-10-09) Ekinci, Şinasi; Yıldırım, Abidin; Sarıçam, Serdar; Ataş, Aytaç; TAEK-ÇNAEMBu çalışma sinterlenmiş metal bileşenlerin, kısaca üretimini ve fiziksel ve mekanik özellikleri yönünden ultrasonik ile karakterizasyonunu açıklamaktadır. Metal tozu kompaklarından sinterlenen pelet örnekleri farklı yoğunluklar ve dolayısıyla farklı esneklik özellikleri elde etmek amacıyla farklı üretim parametreleriyle hazırlanmıştır. Örneklerin modüllerini belirlemek amacıyla boyuna ve enine dalga ultrasonik hızları ölçülmüş ve bu değerler yoğunlukla korele edilmiştir. Ultrasonik ile elde edilen ölçüm sonuçları, ses hızı ölçümünün temel üretim parametrelerinin belirlenmesinde ve sinterlenmiş metal ürünlerin kalite kontrolünde kullanılabileceğini göstermiştir.Item Yerli üzüm çeşitlerinde mutasyon ıslahına yönelik olarak etkili mutasyon dozunun belirlenmesi ve M1V1 generasyonunda görülen ilk etkiler(Hasat Yayıncılık, 2003) Marasalı, Birhan; Kunter, Burak; Değirmenci, Dilek; Keskin, Nurhan; Kantoğlu, K. Yaprak; Çelik, Hasan; Tutluer, İhsan; Uslu, Nevzat; Sağel, Zafer; Peşkircioğlu, Hayrettin; TAEK-ANTHAMBu araştırmada Sultani Çekirdeksiz, Kalecik Karası ve Uslu üzüm çeşitlerine ait “Etkili Mutasyon Dozu” (ED50) belirlenmiştir. Bu amaçla dinlenme dönemindeki tek gözlü çelikler 25,30, 35 ve 40 Gray (Gy) dozlarında, kobalt 60 (Co60) akut gama kaynağında ışınlamış ve sera koşullarında yetiştirilmişlerdir. M1V1 generasyonundaki bireylerde 50. Günde sürme oranı ve sürgün uzunluğu belirlenmiştir. Ölçümler regresyon analizi yardımıyla değerlendirilerek ED50 (Etkili Mutasyon Dozu) hesaplanmıştır. Buna göre, ED50 değeri Kalecik Karası için 31,50 Gy, Sultani Çekirdeksiz için 25,73 Gy ve Uslu için 21,47 Gy olarak belirlenmiştir. Ayrıca radyasyonun morfolojik etkisi incelenmiş, yapraklarda çatallanma, dişlilik yapısında farklılaşmanın yanı sıra klorofil mutasyonları gözlenmiştir.